
Adamımız Harry Kewell, ortaya koyduğu başarılı performanslarla göz doldurmaya devam ediyor. UEFA Avrupa liginde ilk maçımız olan OFk Belgrad ile 2-2 berabere kaldığımız da oyuna 67. dakika da dahil olmasına rağmen 2. golümüzün hazırlayıcısı olan ve 5-1′lik rövanş maçında 2 tane gol atan Harry Kewell, en son önceki gün oynanan ve ne yazık ki sonucuna üzüldüğümüz 2-2′lik Karpty Lviv maçında da kendini gösterdi.
Galatasaray’ımıza geldiği ilk sezondan itibaren dikkatleri üzerine çeken, ancak geçen sezon yaşadığı uzun süreli sakatlık nedeniyle Galatasaray Kulübü yönetiminin sözleşme imzalamayı düşünmediği Harry Kewell, taraftarımızın kendisine olan sevgisine sergilediği etkili performansla karşılık veriyor.
Umutmayalım ki, sezon öncesi Harry Kewell gibi formasına sahip çıkan, maç içinde takımı için çaba sarfeden futbolcuyu kadroda tutmak pek istememişti yönetim. Hatta ve hatta, forma numarası olan 19 numarayıda Lorik Cana’ya verip terbiyesizliğin ötesini yapmışlardı.
Kim ne derse desin, Harry Kewell, 5-1′lik galibiyetle ayrıldığımız OFK Belgrad maçı ve önceki gün oynadığımız onun sayesine beraberliği kurtardığımız Karpaty maçında bizlere Galatasaray’ı nasıl sevdiğimizi hatırlattı. Aynı zaman da bir futbolcuyu nasıl sevebileceğimizi de. Aslında insana herşeye rağmen Galatasaray’lılığının nasıl bir duygu olduğunu hatırlatanlardandır Harry Kewell. OFK Belgrad maçında ve önceki gün Karpaty maçlarında yaptıklarını herkes gördü. Yönetimin, 1 yıllık sözleşme imzaladıkları Harry için acaba utanıyorlar mı şimdi? Böylesine takımı için çaba sarfeden bir futbolcuya değil 1 yıllık, 2 yıllık sözleşme teklifi bile hakarettir. Onu geçtim, numarasının bir başka futbolcuya verilmesi de ayrı bir edepsizliktir.
Harry Kewell sakatlandığı zaman, facebook sayfalarında ve bir çok forumlarda yazıldı çizildi ”Harry Kewell gitsin artık, dünya kupasını düşündüğü için oynamıyor” diye. Bu ne kadar acı bir söylemdir öyle!!? Biz Harry’i çok iyi takip ettiğimiz için herşeyin bilicinde olduğumuzdan dolayı, bu işin gerçeklerini sitemizde her zaman yazdık, karaladık. Okudular, fakat aldırış etmediler. ”Harry Kewell dünya kupasında Avustralya milli takımı için elinden geleceğini yapacağını söyledi -ki yapmalıda. Ne yazık ki, Harry milli takım kampında bile takımdan ayrı çalıştı. Hadi onu geçtim, grubun en önemli maçı Almanya karşılaşmasında bile oynayamadı.” Bunu insanlar beyinlerine sokamadılar. Neyse zaten bu geçmişte kaldı velhasıl ben tekrar etmek istedim. Sırf bu yüzden Harry’den soğuyan insanların olduğunu bile düşünüyorum, fakat onların her yazılan, çizilen haberlere inandığı beyinlerinide biliyorum.
Sempatiktir, güler yüzlüdür, mütevazidir o ayrı. Üstüne bir de çaba sarfedendir. İşini ciddiye alır, takımına ve taraftarına gönülden bağlı olandır, işini aşkla yapandır. Fakat ne yazık ki bunu bi Galatasaray taraftarının bir kısmı (Harry’i istemeyenler) anlayamadı. Ayrıca bunu kral Hakan Şükür bile anladı da, siz halen daha anlayamadınız. Ne demişti Kral Hakan Şükür?
”İkinci golü yediğinde Galatasaray, yırtınırcasına arkadaşlarına moral vermeye çalışan, uğultulu ve tepki dolu ortamda kurtuluş yolları arayan tek oyuncuydu belki de Kewell.”
Yazının son sözlerini yazmak istiyorum; Karpaty Lviv 2. golünü atınca Harry Kewell santra yuvarlağında arkadaşlarına dönmüş bağırarak ve el hareketleri ile takımı motive etmeye çalışıyordu. İşte biz buna lider diyoruz! Zor zamanlarda ortaya çıkarlar.
Seni bütün yüreğimizle seviyoruz HARRY!
(Baran ULUDAĞ)